İnsan, tek başına bırakıldığını unuttu, tek başına varlığını sürdürüyor olduğunu unuttu; unuttu ki kalabalıklar arasında hiç yalnız kalmayacak sanıyor. Sağlığı yerindeyken hastalanmayacağını ve dolu dolu yaşarken ölüm meleğinin ruhuna bir gün üfleyeceğini…
Unutmak, insanın en büyük nankörlüğüdür. Bu nankörlükle yaşamayı sürdürmekle yükümlüdür hem de. Yaşamak eylemini daha sancısız kılabilmek için ona verilmiş bir lütuftur [...]
‘Düşün(e) Düş(e)...’ Kategorisi için Arşiv
Unutmamak en büyük cezadır…
Posted in Düşün(e) Düş(e)..., etiketlendi ahmet muhip dranas, borges, dün, funes ve sonsuz bellek, geçmiş, gelecek, olvido, unutmak, unutmamak, yarın on Haziran 6, 2008 | » yorum bırak;
Binbir Gece, Bir Gece…
Posted in Düşün(e) Düş(e)..., etiketlendi binbir gece, futbolcu anneleri, mesut yar, türk milli takım ana sponsoru on Haziran 3, 2008 | » yorum bırak;
Doğru dürüst takip etmediğim bu dizi hakkında kim, ne sorsa anında cevaplayabilirim. Magazinin, haberlerin, gazate köşelerinin “dizi özetleri” sayesinde…
Bu dizinin de son 2 bölümünü başından sonuna izleme sabrını gösterebilmeme şaşırdım. Ancak, son bir haftada çıkan “Canlı yayınlanacakmış dizi, Türkiye’de ve dünyada bir iiilllkk! Şok! Flaş!” gibi reklam naralarına kulak vermemek mümkün değildi.
“Dur bakayım, neymiş bunun [...]
Jennifer Lopez’in kalçaları / S.S.’ın saçmalıkları / Ve tüm bunların içinde DÜNYA…
Posted in Düşün(e) Düş(e)..., etiketlendi alışkanlıklar, eurovision 2008, küresel ısınma, sabah sabah seda sayan rezilliği, suyumuz tükeniyor on Mayıs 22, 2008 | » yorum bırak;
Türkiye’nin en güneyinde bir yerlerde bura… Demek ki bahar denen mevsim, yalnızca sonbahardan ibaret burada… İlkbaharımız yoktur doğru dürüst, en fazla 1 ay. Onu da mucize olarak karşılarım! Kendimi bildim bileli, penceremi açıp da “Ahh, ne güzel bahar havası!” dediğim gün sayısı pek azdır.
Bahar geldi, geçiverdi. Yaz sıcaklarına çoktaaan “Hoş geldin(!)” dedik.
Korkuyorum: Bu yaz nasıl [...]