
Bugün ben öyle dalmış, dünyanın bir köşesine saklamış gibi kendimi, durup dururken sahiden de. Geldin de uyandırdın, silkeledin ya beni…
Seni çok seviyorum! Çok bile demek utandırıyor artık beni.
Tüm gaflet uykularımın eşiğinde ve sonunda sen var(d/s)ın. Seni seviyorum.
Hayattan bezmek üzere bir sözleşme yapıyorken kendimle, aniden gelip kırıyorsun elimdeki kalemi. “Heeey, kendine gel!” diye yapacaklarımı hatırlatıyorsun sessizce. Söz yok, öyle bir bakıyorsun ki zaten, anlıyorum.
Anlıyorum bana ne zaman kızdığını… Ne zaman bana, benim gibi, sarılmak istediğini… Ne demek üzere olduğunu.
Seni çok seviyorum…
İlki aslında şöyle-böyle geçmiş kocamaan 5 yıl.
Tümm melankolilerimizi, sevinçlerimizi, gözyaşlarımızı, saçmalamalarımızı, eeen özel sırlarımızı yükledik birbirimize…
Sana güveniyorum.
Bi de seni kıskanıyoruuuum.
)) Sevgilin olmasın yaa, olmaz mııı?
Ama mutlu olmanı çok, çok, çooook istiyorum! Niye, ben sana “evlencem ben artık” dediğimde nasıl deliye dönmüştün? ehe! Öyle bişi işte benimki de…
Can dostum, gülücüğü ismiyle müsemma Gamze’m!… Ablan kurban olsun seni vereneee!
canımmm!! sana okuduğumda neler hissettiğimi, nasıl mutlu olduğumu ve senin gibi bir dostum olduğu için nasıl gurur duyduğumu anlatamam.. çok teşekkür ederim..
Ben de, ben de çook mutluyum! Bugün durgunlaştım yine ama aklıma hemen senin kapıdan girişin geldi, iyi oldum. (:
Aşkuuummmmmmmm!